DD Doğum Hikayem...



22 Şubat 2016
38 hafta 3 günlük hamileyim.
"Sabah hafif kasık ağrılarıyla uyandım ama bişey değiller yani NST ile kıyaslamam gerekirse 40-50 falan belki...
Hiç de halim yok  ,e normal 15-20 gün kadar kaldı doğuma.
Neyse kahvaltı etmeye üşeniyorum şu ofis işini bitireyim de bir tost yaparım..."


Uzerımdekı sabahlık annemın bana lohusayken gıydıgı sabahlık;)

O gün o tostu yapamadım:)Aslında benim kahvaltıyı atlamış olmam çok büyük bir olay , tahmin etmeliydim.

Bilgisayarımı açtım ofise uzaktan bağlandım, gözlerim kapanıyor o kadar halsizdim ki 1 saatlik işi bile sündüre sündüre öğleye kadar anca yapabildim.Kardeşim ton balıklı makarna getirmişti onu yedim sonra yine işe devam zaten bilgisayarın başından kalkacak halim yoktu oturmak işime geldi:)



Öğleden sonra kasık agrılarımın tipi degişti daha mide ağrısı gibiydiler ve enteresan olan şey sürekli tuvalete gitmek zorundayken o gün çok az zorlandım ama çok fazla terliyordum.Biraz uzanmak istedim olmadı bu sefer de belim ağrımaya başladı en iyisi oturmak televizyon izlemek diye yayıldım koltuğa:D


Akşam üzeri ilk defa şüphelendim "Acaba Doguracak mıyım ? " diye kalktım koca karı testimi yaptım.Hala sırtım duvara dayanmışken ayak topugumu dıger ayagımın ucune degdırebılıyordum.Daha 3 gun dogurmam dıye Instagrama bu postu attım=)




Hamileligim boyunca ilk defa sevgilimi aradım , hiç halim yok karnım da cok ac gelırken yemek işini halledin ev yemeği yemek istiyorum dedim.

Gerçekten de canım sulu ev yemeği istemişti.
O akşam biraz hatta baya huysuzmuşum sonradan kardeşim söyledi.
Gece de istediğim çikolatayı yiyemeden uyuya kalmışım.

 23 Şubat 2016

Saat 1 gibi uyandım ,suyum gelmişti.
Emin olmak için biraz bekledim sonra Cem'i uyandırdım.Garibim biraz panik oldu tabi."Ne yapacagız şimdi,doktoru arayalım ,ben napım ?"Dedim kocam dur keşke oyle olsa  ama hemen doguracak degılım,sen bir kahve iç doktorumuzu ara ben de bir duşa gireyım .



Uzun uzun duş aldım ara ara suyum gelmeye devam edıyordu hatta baya fazlaydı.Cıktıgımda Cem hadi doktor geri aradı nerde kaldınız diyor dedi zoraki hastane cantamızı da aldık evden çıktık bana kalsa ben daha beklerdim cunku dayanılmaz ağrılar sancılar olacak sanıyordum.E bir de hastane zaten 20 dakıka yurume mesafesınde ya aklımca rahatım ,tahmin edemedimki suyun az gelmesi gerektiğini.Gider gitmez doktorum bizi karşıladı , once ultrasonla sonra vajinal muayene oldum.Açıkçası canımın yandığı tek an diyebilirim.

Sonuç olarak açılma yok ,doğum başlamış bebek dogum kanalına girmişti.30 lu haftalarda suyumda azalma olmaya başladıgı ıcın doktorum suyla ılgılı endıseye kapılmış ve telefonda da suyun mıktarını sormustu,Endıselerınde de haklıymıs.Plasentada hiç su kalmamıştı bebeğin boynunda da kordon vardı (bunu bılıyorduk ama normal doguma manı degıl demıstı doktorum )  kalp atışları yavaşlıyordu.
Daha sonra sancı cihazına bağlandım.Falan filan tıbbi şeyler buraları kısa gececegım cok sevmıyorum:)Doktorum rıske atmak ıstemedıgını planlı olmadıgı ıcın genel anestezı ile sezaryen amelıyatı onerdı.Ben de ustune düşünmeden kabul ettim.Açıkcası Türkiye'de olsam belki biraz daha normal dogumda ,suni cancı ya da epidural vs. ısrarcı olabilirdim ama Kıbrıs'ta guvenecek doktoru bile zor bulmuşken o ne derse evet dedim:)

Doğum tahmini zamanından erken oldugu ıçın ailelerimiz Kıbrıs'ta degillerdı ,gece yarısı panik olmasınlar diye de kimseye haber vermek istemedim.Fotografcı,cekim falan da ıstememiştim zaten,isabet olmuş;)Sadece evi aradık çünkü şansa o gece kardeşlerimiz bizde kalıyordu onlara haber verdik,geldiler. 
dogumdan 1 hafta once

Doğuma hazırlanmak gerçekten çok garipti .Bir yandan saatler sonra uzun zamandır bekledıgım bebegıme kavusacaktım inanılmaz mutluydum diğer yandan  hiç amelıyat deneyımım olmadıgı ıcın  benı neler bekledıgını bılmıyordum, anesteziden biraz korkuyordum.Sonda takılırken kardeşim yanımdaydı nefes egzersizlerimi hatırlattı o sırada sadece doguma ve Cansına odaklandım .Cok rahatlamıştım.

Doğuma girerken Cem ,Kardeşim ve Can'ın  suratları hala gözumun önünde.Onlarda benim gibilerdi ,merak ,endise, sevinc... karışık duygular...

Ameliyathane baya kalabalıktı hatta bekledigimden daha kalabalıktı.Bütün Girne burada diye espri yapacak kadar  rahatlama gelmişti:)
Doktorum ve anestezi uzmanı oldugunu sonradan öğrendiğim kadınla kısa bir süre konuştuk.Planlı olmadıgı ıcın sezaryen amelıyat hakkında hıc fıkrım yoktu.Hatta Ramadan Bey'le(Doktorum) dogurdugum gun dogum hakkında konusmak ıcın ranevum vardı.
Kısaca neler olacagı ,nasıl olacagıyla ılgılı benı bılgılendırırken aslında rahatlatıp cesaretlendırdıler de.Sonrasında zaten ben baygın =)
3 :40 da Cansın beyefendiyi teyzesiyle amcasına vermişler babaların kaderi malum eczane eczane koşturmak:).1 saat kadar sonra da benim ameliyatım bitmişti.Amelıyat sırasında bir de kistimden kurtulmuşum o da bonusu oldu.



Ayıldıgım ılk saat.Ne kadar da şişmişiz:)


Ayılırken mememde ebelerinde yardımıyla beslenmeye çalışan minnak birşey vardı.O sırada aklımdan neler geçti ne düşündüm aslında hepsini tek tek hatırladıgımı düşünüyordum ama o kadar komik şeyler yapmışım ki onları hatırlamadıgıma gore atladıgım detaylar mutlaka vardır.
İlk aklımda olan şey Miyop oldugum için lenslerimi takmaktı.Ama bana sadece gözlüğümü verdiler.Daha sonradan anlatılanlara göre sürekli bana çocugu gostermıyosunuz ben goremedım hiç çocugu dıye surekli trip atmışım=) 

Duygularımı ise kelımelerle ıfade edebılecegımı dusunmuyorum,keşke o kadar kabiliyetli olabilseydim...
Sadece doğum için kavuşması olmasa gerçekten hüzünlü bir ayrılık diyebilirim.Yani açıkçası son haftalara doğru ben doğurmayı bir ayrılık gibi hissedip ,bir yandan saglıkla kucaklamak ıcın sabırsızlanıp diğer yandan da kendime mani olamayıp üzülmeye başlamıştım.
Ama Cansın'ın o minnacık kafasıyla emmek için çabaladığı o an hepsi bitti...
O an hissiz duygusuz bir an benim için...
Ya da o duygunun ismi yok böyle söylemek daha doğru:)
Düşünsenize 38 hafta canıma,kanıma ortak merakla beklediğim parçam ,minnacık kucağımda .Oyle pamuk ki bir de ,sesi solugu çıkmıyor daha ,kedi gibi .
O andan itibaren artık hem anne hem de lohusaydım.
Cok uzattım farkındayım.Devamı da Sezaryen sonrası toparlanma ve Lohusa günleri yazıma kalsın.
İsteyen herkesin bebeği olsun bu duyguyu yaşasın dileğimle yazımı sonlandırıyorum.


(Yazıyı hic editlemiyorum hatasıyla kuuruyla bır oturusta yazdım ,sızınle...)

Etiketler: , , , ,